Create Your First Project
Start adding your projects to your portfolio. Click on "Manage Projects" to get started
Do Not Feed The Artist
Bu uyarı, izlenenle izleyenin yerinin belli olduğu bir düzene aittir. Bir bakıcı yazar,
ziyaretçi kurala uyar; hakkında karar verilen bedenin ise fikri sorulmaz. Gazioğlu bu
talimatı tersine çevirir. Burada uyarı, sanatçıyı korumak için değil, onun adına ve bir
tehdit olarak yapılır.
Sanatçıya ne verirseniz, sonunda sanat olarak geri döner. Ama hangi biçimde
döneceğine artık siz karar veremezsiniz.
Sergi, sanatçının “teslimiyetin kaybı” olarak tarif ettiği bir eşikten yola çıkar: Yargıyı
daha gelmeden hesaplamak, verilecek tepkiyi önceden kurmak ve sürekli pozisyon
almak, bir noktadan sonra strateji olmaktan çıkar ve karaktere yerleşir.
Göç, annelik, hırs ve insanın ayağının altındaki zemini durmadan değiştiren bir ülke
bu refleksi besler. Dışarıdan gelen sesleri o kadar içimize alırız ki, bir süre sonra
hangisinin gerçekten bize ait olduğunu ayırt etmek zorlaşır. Kontrol, kendini
korumanın bir yolu gibi görünmeye başlar. Sonunda teslimiyetin kendisi bile
yönetilmesi gereken bir şeye dönüşür.
Eserler, ev içi emeğin, ibadetin ve hayatın sürdüğü zeminin hafızasını taşıyan eski
Anadolu halıları üzerine yapılır. Gazioğlu halıları kesip açar, yüzeylerine yağlıboyayla
müdahale eder ve pirinç tellerle yeniden diker. Hiçbir dikişi gizlemez; hepsini
görünür bırakır.
Burada yapılan bir onarım değildir. Yarayı ortadan kaldırmak yerine onu görünür
tutan bir müdahaledir: zorla kapatılmış, çevresindeki malzemeden daha sert bir
şeyle bir arada tutulan ve kaybolmasına izin verilmeyen bir yara.
Resim, heykel ve duvara monte edilmiş eklemli figür boyunca halı, bir tür vekil
beden gibi çalışır, baskıyı içine alan ve onu başka bir biçimde geri veren bir beden.
Gazioğlu’nun yedinci kişisel sergisi; gözetim, içselleştirilmiş bakış ve kadın bedenini
düzenleyen sistemler üzerine uzun süredir sürdürdüğü araştırmayı devam ettiriyor.
Sergi bir iyileşme vaadi sunmuyor; burada hiçbir şey eski hâline döndürülmüyor.





























